Dis-Fircalama-Aliskanligi-Kazandirmak

Diş Fırçalamak Bunama Riskini Azalt...

Kalifornia Üniversitesi’nde yapılan araştırma, düzenli diş fırçalama alışkanlığı olanlarda bunama sıklığının azaldığını gösterdi. Araştırmanın sonuçla...

Diş dolgusu bakımı

Diş Dolgusunun Bakımı Nasıl Yapılma...

Sağlıklı ve doğru bir şekilde temizlenmeyen dişler, zamanla çeşitli diş problemleri ile karşılaşmanıza neden olur. Bu problemlerden biri diş hassa...

Hangi sıklıkla diş temizliği yapılmalıdır

Hangi Sıklıkla Diş Temizliği Yapılm...

[caption id="attachment_256" align="alignnone" width="214"] Hangi sıklıkla diş temizliği yapılmalıdır[/caption] Sağlık alanında teknoloji geliştikç...

diş taşı temizliği

Dişlerdeki Tartar Nasıl Temizlenir ...

Tartar olarak da bilinen diş taşı, dişlerinizi her ne kadar fırçalasanız da, dişlerinizde ve diş aralarınızda biriken kalıntıların birikmesi ile oluşa...

Çürük Diş Obezite Nedeni

Uzmanlar, çürüklerin yol açacağı diş kaybının gıdaların çiğnenmeden yutulmasıyla mideyi yoracağını ve obeziteye neden olacağını söylüyor.

ANTALYA – Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Özgöz, Türkiye’de diş fırçalama alışkanlığının yeterince verilmediğini ve diş sağlığına dikkat edilmediği belirterek,Türkiye’de insanların yüzde 85′inin diş sorunu yaşadığını, bu oranın yüzde 50′sini çürüklerin oluşturduğunu kaydetti.

Avrupa ile Türkiye arasında diş fırçası değiştirme süresini kıyaslayan Özgöz, ”Avrupalının 3 ayda bir değiştirdiği diş fırçasını Türkiye’de insanlar ortalama yılda bir kez değiştiriyor” dedi.

doğal diş temizliği

Özgöz, kişi başı yıllık diş macunu kullanma oranlarının ABD’de 650 gram, İngiltere’de 350 gram, İtalya’da 270 gram ve İspanya’da 250 gram olduğunu, Türkiye’de 60 ile 70 gram arasında değiştiğini bildirdi. Diş fırçalama konusunda anne ve babaların çocuklarına örnek olması gerektiğini belirten Özgöz, ”Ailelerin bu konuda çocuklarının üzerine yeterince düşmemesinin temelinde eğitimsizlik var. İnsanlar nüfus cüzdanını nasıl her zaman yanında taşıma gereği duyuyorsa diş fırçasını da taşıma ve kullanma gereğini hissetmesi gerek” dedi.

ÖĞÜTÜLMEDEN TÜKETİLEN GIDA, OBEZİTE KAYNAĞI
Ağız ve diş sağlığını düşünen bireylerin şikayetleri olmasa bile mutlaka 6 ayda bir diş hekimine gitmesini öneren Yrd. Doç. Dr. Özgöz, ”Diş çürüklerinin önemli bir sebebi fırça kullanmamak. Öncelikle gıdaların ağızda öğütülmesi gerekir. Sindirim ağızda başlar. Çürüklerin yol açacağı diş kaybı gıdaların çiğnenmeden yutulmasıyla mideyi yoracak ve obeziteye neden olacaktır” diye konuştu.

Diş üzerine yapışabilen yumuşak veya şeker içeren gıdaların tüketilmesinden sonra dişlerin mutlaka fırçalanması gerektiğini kaydeden Özgöz, ”O an için fırçalanmıyorsa bile suyla yapılacak gargara, fırçalama kadar etkili olmasa bile geçici bir tedbir” dedi.

Diş Fırçalamak Bunama Riskini Azaltıyor

Kalifornia Üniversitesi’nde yapılan araştırma, düzenli diş fırçalama alışkanlığı olanlarda bunama sıklığının azaldığını gösterdi. Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Ortodontist Dr. Aylin Yalçın, “Dişlerinizi fırçalayarak geleceğe yatırım yapın” dedi.

İSTANBUL – Bir toplumun gelişmişlik düzeyinin eğitim, sağlık gibi temel konulardaki toplumsal durumu ile belirlenebileceğine dikkat çeken Ortodontist Dr. Aylin Sezen Yalçın, “Biz dişhekimleri sürekli diş fırçalamanın önemini vurguluyoruz. Aslında gerçekten ne kadar da önemli ve bir o kadar da basit bir önlemin insan sağlığı ve belki de hayatı üzerinde önemi üzerinde de durmalıyız. Dişeti iltihabının kalp sağlığı ve şeker hastalığı gibi önemli sistemik hastalıklarla ilişkisini biliyoruz… Peki ya beynimiz ?” diyerek son araştırma hakkında bilgi verdi.

Dis-Fircalama-Aliskanligi-Kazandirmak

Yalçın, “ABD de Kalifornia Üniversitesi’nde, 5500 ileri yaşta birey üzerinde yaklaşık 18 yıl süren bir çalışmanın sonuçlarına göre, dişlerini düzenli fırçalama alışkanlığı olmayan kişilerde % 65 oranında daha fazla bunama olduğu tespit edilmiş. Elbette ki yaşlılıkta beyin fonksiyonlarını etkileyen çok sayıda faktör var. Ağız diş sağlığı ile bunama arasında bir bağlantı bulunması aslında yüz güldürücü. Beyin fonksiyonlarımızı korumak için çaresiz değiliz, en azından, yarın diş fırçalayarak geleceğe yatırım yapabiliriz” dedi.

DİŞTEKİ BAKTERİ BEYİN DOKUSUNA NÜFUZ EDİYOR
Bunamanın en sık görülen türü olan Alzheimer hastalığı üzerinde yapılan araştırmalarda, bu hastalığın görüldüğü kişilerin beyinlerinde, dişeti hastalığı (iltihabı) ile ilişkili bakterilere rastlandığını belirten Ortodontist Dr. Aylin Sezen Yalçın, “Dişeti iltihabına sebep olan bakteriler, beyin dokusuna nüfuz ederek iltihaplanmaya ve beyin dokusunda tahribata sebep olmaktadır. Bu yazıya konu olan önemli çalışma, Paganini-Hill ve arkadaşları tarafından, Amerika’da çoğu beyaz ırktan ve iyi eğitim almış, 5468 kişi üzerinde 1992-2010 yılları arasında sürdürülmüştür. 18 yılsonunda orijinal gruptaki 1145 kişide bunama tespit edilmiştir. Demansın günde 1 ya da daha fazla diş fırçalayan kişilerde belirgin oranda az rastlandığına dikkat çekilmiştir” şeklinde konuştu.

Araştırmada cinsiyet farklılığının da vurgulandığını belirten Yalçın şöyle devam etti: “Kadınların estetik ve hijyenik konulardaki hassasiyetleri bir kere daha ispatlanmış oldu. Kadınlardaki bu uzun dönem takip sonuçları erkeklere göre daha iyi görünüyor. Muhtemelen kadınlar protezlerini daha düzenli kullanıyor, dişlerini daha düzenli fırçalıyor ve diş hekimi kontrolüne daha sık gidiyorlar.”

Diş Parlatma Yöntemleri

diş parlatma

Günümüzde, özellikle ilk görüşte en çok önem verilen detaylardan biri tırnaklar, diğeri de dişlerdir. Sağlıklı ve güzel bir gülümseme, karşınızdaki insanı çok kolay etkilemenizi ve kendinize olan güveninizi göstermenizi sağlarken, dişlerin görünmediği ya da görünse bile sararmış dişlerle yapılan bir gülümseme, pek de hoş olmayan bir görüntü yaratacaktır. Bu nedenle, ağız ve diş bakımı mutlaka ihmal edilmeden yapılmalıdır. Üstelik yapmanız gereken birkaç işlem ve bu işlemler pek de zamanınızı almayacaktır.

Sabah kalkar kalkmaz ve akşam yatmadan önce dişlerinizi fırçalayıp gargara ile ağzınızda suyu çalkaladıktan sonra diş ipi kullanmanız, günlük diş bakımınızı sağlamak için yeterli olacaktır. Ancak yine de, özellikle günümüzde, çeşitli beslenme alışkanlık ve yaşama koşulları, dişlerinizin bembeyaz olmasını engelleyebilir. Bu sarıya yakın görünüm, dişlerinizin sağlıksız olduğunu göstermemektedir, ancak yine de bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmak istiyorsanız, diş temizletme ve diş parlatma gibi yöntemlerden yararlanabilirsiniz. Diş parlatma yöntemi, çeşitli yöntemler uygulanarak, dişlerinizin beyazlatılması yöntemidir.

Diş beyazlatma, özellikle günümüzde sıkça tercih edilen bir yöntemdir. Ev tipi ya da ofis tipi olarak iki farklı şekilde yapılan bu diş parlatma işlemlerini, ev tipi yöntemler ile evinizde yapabilir ya da uzman bir doktor tarafından daha etkili koşullar altında yaptırabilirsiniz. Çeşitli lazer ışınlar verilerek dişlerin beyazlatılması ve parlatılmasını hedefleyen bu diş parlatma yöntemleri, ofis tipinde sadece bir seansta 4-5 ton daha beyaz dişlere kavuşmanızı sağlar. Ev tipi diş beyazlatma yöntemleri, en az 3 hafta süre ile aralıksız olarak uygulanması gereken bir diş parlatma yöntemidir. Her iki yöntemde de, doğru uygulama ile oldukça etkili sonuçlar almanız mümkün. Ancak bu diş parlatma yöntemlerinden sonra dişlerinize bakmanız ve düzenli olarak temizlemeniz gerekiyor, aksi takdirde dişleriniz en kısa sürede yeniden sararmaya başlayacaktır.

Diş Dolgusunun Bakımı Nasıl Yapılmalıdır ?

Diş dolgusu bakımı

Sağlıklı ve doğru bir şekilde temizlenmeyen dişler, zamanla çeşitli diş problemleri ile karşılaşmanıza neden olur. Bu problemlerden biri diş hassasiyetidir. Sıcak ve soğuğa karşı diş hassasiyeti, dil ile ulaşılabilen boşluklar, yemek kalıntılarının hep aynı diş üzerinde birikmesi gibi durumlar, diş dolgusu gerektirmektedir. Genel olarak üç farklı tipte yapılan diş dolguları, kişinin dişinin çürümesini ve diş sağlığının bozulmasını engellemektedir. Ömürleri dolgunun kalitesine bağlı olarak 3 yıldan başlayarak 20 yıla kadar uzayan diş dolgularının kullanım ömrü, kişinin dolguya nasıl baktığı ile de ilgilidir.

Diş dolgusunun, diş çürüklerinin dişe ve diş minesine tamamen zarar vermeden yapılması gerekmektedir. Dolgu sonrası hassasiyet ve sızı oluşabilir ancak bu kısa bir süre sonra geçmektedir. Diş dolgusu yapıldıktan sonra en az 4-5 saat süreyle yemek yenmemelidir. Herhangi bir zararı bulunmayan diş dolgusu, mutlaka uzman bir diş hekimi tarafından, steril bir ortamda yapılmalıdır. Diş dolguları, hastanın durumu, çürüğün durumu, dolgu maddelere olabilecek alerjiler göz önünde bulundurularak seçilmektedir. Böylece hasta için en uygun diş dolgusu seçilir. Diş dolguları, farklı maliyetlerde ve sürelerde yapılabilir. Bu nedenle, hastanın mutlaka doktorla görüşerek en doğru dolgunun seçilmesini sağlaması gerekmektedir.

diş dolgusundan sonra

Diş dolgusu, her ne kadar yapay maddelerden elde ediliyor olsa da, sürekli yemek ve içecek geçişinin olduğu ağız bölgesinde, dişlerin üzerinde yer aldıklarından mutlaka özenli bir bakıma ihtiyaç duyarlar. Diş dolguları da düzenli aralıklarla mutlaka temizletilmeli ve bakımı sağlanmalıdır. Diş dolgusunun bakımını sağlamak için, mutlaka düzenli olarak diş bakım ritüelini yerine getirmelisiniz. Bu ritüelde günlük diş bakımı ve 6 ayda bir yapılan diş temizletme işlemi yer almaktadır. Günlük olarak fırçalanan ve diş ipi ile araları temizlenen dişlerde yer alan dolguların ömrü de mümkün olduğunca uzayacaktır.

Hangi Sıklıkla Diş Temizliği Yapılmalı

Hangi sıklıkla diş temizliği yapılmalıdır

Hangi sıklıkla diş temizliği yapılmalıdır

Sağlık alanında teknoloji geliştikçe, bu gelişmelerden en çok yararlananlardan biri de ağız ve diş sağlığı olmuştur. Özellikle son yıllarda oldukça popüler olan diş beyazlatma ve diş temizletme gibi uygulamalarla ilgili en çok merak edilen sorulardan biri de, bu uygulamaların zararlı olup olmadığıdır. Diş temizletme ve diş beyazlatma, ağız ve diş sağlığının hem sağlık açısından, hem de görsel açıdan estetik olması açısından önemli uygulamalardır. Ancak her şeyde olduğu gibi, bu uygulamaların da doğru ve belirli aralıklarla yaptırılması gerekir.

Diş temizletme işlemi, günlük diş fırçalama ritüelinizin yetemediği uygulamaların yapılmasıdır. Diş fırçanızın, gargaranızın hatta diş ipinizin bile ulaşamadığı noktalarda, zamanla yemek kalıntıları oluşur, bu kalıntılar birikerek diş taşlarını oluşturur. Bu diş taşları, dişlerin sararması ve çürümesine neden olur. Bu nedenle, oluşan bu diş taşları, mutlaka uygun bir yöntemle tedavi edilmelidir. Diş taşlarının temizlenmesinde uygulanan diş temizletme işlemi, doğru aralıklarla ve doğru hekim tarafından yapıldığında, diş sağlığına önemli katkıları bulunmaktadır. Ancak bu uygulamada aşırıya gidilirse, dişlerin aşınmasına ve diş hassasiyetinin oluşmasına neden olur. Bu da, sıcak soğuk hassasiyeti, diş çürümesi ve diş dökülmesi gibi durumlarla karşılaşmanıza neden olabilir.

Diş temizletme işlemi, ortalama yılda 2 kez yapılmalıdır. Her üç ayda ya da altı ayda bir diş doktoruna gittiğinizde, doktorunuz bu uygulama için sizi uyaracaktır. Doğru şekilde, yani ortalama altı ayda bir yapıldığında, diş temizletme oldukça yararlıdır. Ancak diş temizletme işleminden sonra bir daha diş taşı olmayacak diye bir şey yoktur. Diş taşı oluşumunu mümkün olduğunca engellemek için, ağız ve diş sağlığınıza büyük bir özen göstermeniz yararlı olacaktır. 6 ay aralıklarla yapılan diş temizletme uygulamaları sayesinde, diş sağlığınızın ne kadar geliştiğini göreceksiniz.

Dişlerde Hassasiyet Neden Olmaktadır ?

Gün içinde sürekli bir şeyler yeyip içtiğimiz düşünüldüğünde, ağız ve diş sağlığı oldukça önemlidir. Sürekli olarak çiğneme görevini yerine getiren dişler, mutlaka düzenli olarak fırçalanmalı ve temizlenmelidir. Doğru bakım ve temizlik oldukça önemlidir, aksi takdirde diş ve ağız sağlığı problemleri ile karşılaşmak kaçınılmaz olacaktır. Diş problemleri arasında en yaygın olanı sıcak ve soğuk hassasiyetidir. Soğuk ya da sıcak yiyecek ve içeceklere karşı oluşan bu hassasiyet, diş yapısı ve büyük oranda diş temizliği ile doğru orantılıdır.

Dişlerde hassasiyet neden olmaktadır

Diş hassasiyeti, genellikle diş yapısının yanı sıra, yanlış yiyecek ve içecek tüketimleri ve yanlış diş temizliğine bağlı olarak oluşur. Doğru olarak yapılmayan diş temizliği, bir zaman sonra dişlerin arasında bakterilerin büyüyerek diş taşlarının oluşmasına ve dişlerin çürümesine neden olur. Oluşan bu çürükler, dişlerde hassasiyet oluşmasına neden olur. Dişlerde hassasiyet, sıcak ve soğuk bir içecek ya da yiyecek tükettiğinizde kendini göstermektedir. Dondurma yediğinizde ya da soğuk su içtiğinizde bu hassasiyeti hemen anlayabilirsiniz. Bu hassasiyet, oldukça rahatsız edici bir durumdur. Diş hassasiyeti, bazen de diş yapısına bağlı olarak da görülebilir.

 

Diş hassasiyeti, özellikle şeker tüketimi, çikolata tüketimi ve aşırı asitli içeceklerin tüketimi ile de ortaya çıkmaktadır. Bu tür gıdalar, dişlerin aşınmasına ve hassaslaşmasına neden olur. Aşınan dişler hassaslaşır ve zarar görür. Sonrasında oluşan sıcak ve soğuk hassasiyeti, kişinin rahatsız olmasına, soğuk ve sıcak gıdaları tüketirken zorlanmasına neden olur. Yaz aylarında soğuk bir içecek tüketmek bile bu durumda oldukça zorlaşmaktadır. Sigara ve alkol tüketimi de diş hassasiyetini oluşturan başlıca etmenlerdendir. Dişlerin zamanla aşınmasına neden olan sigaranın yanı sıra, şeker içeren bira gibi alkollü içecekler de diş hassasiyetinin oluşmasına neden olmaktadır.

Diş Dolgusu Nasıl ve Neden Yapılır ?

Diş sağlığının bozulması ile zamanla dişler çürür ve dökülür. Bu çürüyen ve dökülen ya da çekilen dişlerin yerine, çeşitli yapay maddeler yardımı ile dolgular yapılmaktadır. Diş dolgusu, diş hassasiyetinin olduğu durumlarda, yemek kalıntılarının hep aynı bölgede birikmesi durumunda ya da dile takılan bir boşluk olması durumunda yapılmalıdır. Diş dolgusu, dişlerin daha çok çürümesi ve zarar görmesini engellemektedir.

 

Halk arasında diş dolguları  ile ilgili yaygın yanlış görüşler vardır. Bu işlemin ağrılı ve acılı bir uygulama olduğu düşüncesi yanlış bir düşüncedir. Komşularınızdan ya da tanıdıklarınızdan duyduğunuz, dolgu ile ilgili korkutucu sözleri bir kenara bırakıp, diş hassasiyeti gibi durumlarda mutlaka çözüm için bir doktora görünmenizde yarar var. Diş dolgusu, iyi bir doktor tarafından yapıldığında ve doğru bakıldığında 20 yıla kadar dayanıklıdır. Bu nedenle, diş problemlerinizi daha fazla ertelemek yerine diş dolgusunu tercih etmeniz çok daha doğru olacaktır.

diş dolgusu nasıl yapılır

 

Soğuk yiyecekler ya da tatlı yiyecekler nedeniyle yapılan dolgular, çok daha uzun ömürlüdür. Bu tip yiyecekler, dolgu yapılmadığında diş hassasiyetine, diş hastalıklarına ve diş dökülmelerine neden olabilir. Bu nedenle, diş dolguları oldukça önemlidir. Genel olarak üç farklı tipe ayrılan dolgu çeşitleri şunlardır; inley dolgu, amalgam ve kompozit. Halk arasında gümüş dolgu olarak da bilinen Amalgam dolgu, gümüş tozların cıva içinde eritilmesi ile elde edilir.

 

Lazer dolgu, beyaz dolgu ya da ışın dolgu olarak da bilinen Kompozit dolguda kullanılan ışığın aslında lazerle alakası yoktur. Genellikle küçük çürüklerde ve ön dişlerde tercih edilen Kompozit dolguda , dolgu maddesi kaliteli değilse, kısa sürede renk değiştirmektedir. Ayrıca sigara bağımlılığı, aşırı çay ve kahve tüketimi de bu dolguların renk değiştirmesine neden olmaktadır.

Dişlerdeki Tartar Nasıl Temizlenir ?

Tartar olarak da bilinen diş taşı, dişlerinizi her ne kadar fırçalasanız da, dişlerinizde ve diş aralarınızda biriken kalıntıların birikmesi ile oluşan kaya biçiminde taşlardır. Biriktiklerinde dişlerin zarar görmesine, aşınmasına, hassaslaşmasına, çürümesine, dökülmesine ve ağız kokunuzun değişmesine neden olan tartarın mutlaka temizlenmesi gerekmektedir. Günümüzde temizliği oldukça kısa sürede gerçekleştirilen ve acı, ağrı gibi durumlarla karşılaşmadan yapılan tartar temizliği, farklı yöntemlerle yapılmaktadır. Mutlaka steril bir ortamda uzman bir diş doktoru tarafından yapılması gereken tartar tedavisi, diş taşı temizliği ile aynı şeydir.

tartar diş taşı

Gelişen teknoloji ile çeşitli lazerli yöntemlerle de yapılan tartar tedavisi, mutlaka düzenli olarak yapılması gereken ritüelleriniz arasına girmelidir. Günlük diş fırçalama seanslarınızın yanında, günlük yaşamın şartlarından yalnızca sizin değil, dişlerinizin de etkilendiğini unutmayın. Özellikle hazır gıdalar tüketiyor, sigara ve alkol kullanıyorsanız, diş tartarı temizliğinizi kesinlikle ihmal etmemenizde yarar var.

tartar nasıl temizlenir

Tartar tedavisi, doktor tarafından kısa sürede gerçekleşmektedir. Sağlıklı dişlerde herhangi bir acı ya da ağrı hissedilmezken, bazı diş ve diş etlerinde kanamalar, acı ve ağrılar görülebilir ancak bunlar geçici bir durumdur. Her şeyde olduğu gibi tartar tedavisi de mutlaka düzenli aralıklarla ve aşırıya kaçmadan yapılmalıdır. Ortalama 6 ayda bir yapılan tartar tedavisi doğru bir aralık olacaktır. Altı aydan daha kısa sürede gerçekleştirilen tartar temizliği ve tedavisi, dişlerinizin hassaslaşmasına ve aşınmasına, diş eti kanamalarına ve diğer diş hastalıklarının oluşumuna neden olabilir.

 

Yediğimiz besinlerdeki bakterilerin dişlerde birikerek oluşturduğu tartarlar, günümüzde en basit olarak lazer ile tedavi edilmektedir. Oldukça kısa süreli, acısızı ve ağrısız bir yöntem olan lazer ile tartar tedavisi, oldukça sağlıklı ve etkili bir yöntemdir. Doğru koşullar ve doğru aralıklarla yapıldığında, dişlerinizin çürümesini ve dökülmesini engelleyecektir.

Dişlerimizi korumak için ne yapmalıyız?

Dişi korumak için ne yapmalıyız sorusuna verilebilecek en temel ve en etkili cevaplardan bir tanesi dişleri düzenli olarak fırçalamaktır, tabii ki doğru bir şekilde fırçalamakta önemli. Günlük olarak 2 kez veya 3 kez dişlerimizi fırçalamalıyız. Dişleri sabah kahvaltıdan önce ve akşam yatmadan önce yaklaşık 2-3 dakika ayırarak fırçalamak gerekir. Daha etkili bir diş temizliği için diş fırçalarını aylık olarak değiştirmeli ve floridli diş macunları kullanılmalıdır. Diş çürümelerine karşı temel elementlerden biri olan florid maddesi diş minesini koruduğu için florid içeren diş macunlarını kullanmak daha dişlerimizi korumak için daha etkili olacaktır.

dislerimizi-korumak-icin-neler-yapmaliyiz

Dişlerimizi elektrikli diş fırçaları ile de fırçalayabiliriz. Fırçanın dişleri arka bölgelere daha kolay bir şekilde ulaşarak daha etkili bir temizlik ortaya çıkartacaktır. Diş fırçalamakta zorlanan ve fırçalamayan küçük çocukların dişlerini düzenli olarak fırçalamaları için elektrikli diş fırçaları oldukça faydalı olacaktır. Ayrıca elektrikli diş fırçalarının ailede sadece bir adet olmasıda aslında yeterlidir çünkü başlıkları değiştirildiği için her aile ferdi sıra ile kullanabilir.

Gargara özellikle yemeklerden sonra ağız içindeki bakterilerin miktarını azaltır ve nefesi ferah tutabilir. Diş ipini yatmadan önce veya dişlerinizi fırçaladıktan sonra kullanabilirsiniz. Diş ipinin temel işlevi, diş fırçasının ulaşmakta zorlandığı bölgelerde etkili bir temizlik yapmaktır. Yılda en az 4-6 kez veya aylık düzenli olarak diş hekimizi ziyarette bulunmanız dişlerinizi korumanız için oldukça iyi olacaktır. Kimi zaman diş çürükleri kendinizi belli etmez veya göz ile gözükmeyebilir, bu gibi konularda diş hekimiz size yardımcı olacaktır.

Çocuk Diş Tedavisinde Genel Anestezi

Diş hekimlerinden korkan ve iletişimi zor olan çocukların diş tedavileri için genel anestezi yöntemi gayet ideal. Bu uygulama ile birlikte hem hekim daha kolay bir çalışma yapıyor hem de hasta hekimden daha az korkuyor.

Bazı sebeplerden dolayı diş tedavileri oldukça zor olan çocuklarda genel anestezi uygulaması hem çocukların hem de ailelerin hayatlarını daha da kolaylaştırıyor. Uzmanlar, iletişim kurmakta zorlanan çocuklarda ve hekimlerden korkan çocuklarda genelanestezi uygulamalarının oldukça avantajlı ve daha kolay olduğunu belirtiyor.

cocuk-dis-tedavisi

Genel anestezi uygulaması ile çürük dişlerin tedavisi ve yapılan tüm işlemler tek bir seans içerisinde gerçekleşiyor ve bu uygulama ile birlikte daha hızlı ve daha kolay bir şekilde tedavi süreci tamamlanıyor. Özellikle küçük yaşlardaki çocuklarda tedavi sırasındaki ani hareketler sonucunda çeşitli riskler oluşabiliyor fakat genel anestezi uygulamasında bu risk faktörleri ortadan kalkıyor.

Çocuklarda diş tedavisinde genel anestezi yapılmadan önce hasta genel anestezi hekimi tarafından muayene edilerek anestezi uygulamasının herhangi bir sakıncası olup olmadığını kontrol eder.

Uzmanlar çocuklarda diş tedavisinde genel anestesi uygulamasını şu şekilde anlatıyor ;

Diş tedavisi yapılmadan önce çocuk hasta, ailesi ile birlikte içerisinde oyuncakların ve çeşitli süprizlerin yer aldığı odaya alınır ve anne babası yanında iken çocuğun ağzından veya fitil şeklinde ilaç verilerek sakinleşmesi sağlanır. Çocuğa verilen ilaç hastayı hafif uyku haline geçirir ve hasta ameliyathaneye alınır. Ardından çeşitli tedavi uygulamaları yapılır ve hasta aynı gün içerisinde taburcu olarak normal hayatına geri döner.”